Goldman Sachs, enflasyondaki düşüşe rağmen enerji maliyetleri ve döviz kuru riskleri nedeniyle faiz oranlarının uzun süre yüksek seviyelerde tutulabileceğini bildirdi.
Goldman Sachs yayımladığı analiz raporunda, Türkiye’de enflasyonda yavaşlama eğilimi görülmesine karşın para politikasında erken bir gevşeme için şartların henüz oluşmadığını belirtti. Banka; enerji fiyatlarındaki belirsizlikler ve Türk lirasındaki değer kaybı riskleri nedeniyle faiz oranlarının uzun süre yüksek seviyelerde kalabileceğini kaydetti.
Ekonomistler Clemens Grafe ve Başak Edizgil imzalı raporda, akaryakıt ürünlerinde uygulanan eşel mobil sisteminin ekim ayı itibarıyla tamamen kaldırılacak olmasının ve Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin enerji maliyetlerini yukarı yönlü tetikleyebileceği ifade edildi.
Yıl Sonu Enflasyon Tahmini Yüzde 29
TÜİK verilerine göre temmuz ayında yıllık enflasyon yüzde 31,8 seviyesine gerileyerek üst üste ikinci ayda da düşüş kaydetti. Raporda, gerçekleşen bu oranın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yüzde 26’lık yıl sonu hedefinin üzerinde kaldığı hatırlatıldı. Yıl sonu enflasyon öngörüsünü yüzde 29 olarak koruyan Goldman Sachs, buna karşın tahmin üzerindeki yukarı yönlü risklerin arttığını vurguladı.
Raporda, yüksek enerji fiyatları ve Türk lirasındaki değer kaybından kaynaklanan risklerin faiz oranlarının daha uzun süre yüksek kalmasını gerektirebileceği aktarıldı. Temmuz döneminde hizmet enflasyonunda kısmi bir olumsuzluk gözlense de çekirdek enflasyon göstergelerindeki iyileşmenin sürdüğü kaydedildi.
Çekirdek enflasyona dair üç aylık hareketli ortalamanın yılın ilk çeyreğinde kaydedilen seviyelere gerilediğini belirten ekonomistler, döviz kuru ile enerji fiyatlarındaki seyrin önümüzdeki süreçte para politikasının yönünü belirlemede temel rol oynayacağını bildirdi.





















