İş Bankası haftalık bülteninde ekonomik gelişmelere ve önümüzdeki haftanın beklentilerine yer verdi. Aracı kurum şu ifadelerde bulundu:
Bu hafta İsrail ve ABD ile İran arasında devam eden savaşın etkileri takip edildi. Hürmüz Boğazı’nda geçişlerin aksaması ve bölgedeki enerji tesislerini hedef
alan saldırılar petrol ve doğal gaz fiyatlarında hızlı yükselişlere neden oldu. Hafta içinde önemli bir veri akışı takip edildi. ABD’de Şubat ayına ilişkin imalat
PMI verileri olumlu bir görünüm sunarken, jeopolitik gelişmelere paralel olarak Fed’in 2026’da iki defa faiz indirimine gidebileceğine yönelik beklentilerin
zayıfladığı gözlendi. Bugün açıklanan Şubat ayına ilişkin tarım dışı istihdam verisi ise beklentilerin oldukça altında kaldı. Euro Alanı’nda yıllık tüketici
enflasyonu Şubat’ta %1,9 ile ECB’nin %2’lik hedefinin altındaki seyrini sürdürdü. Yurt içinde ise büyüme, enflasyon ve PMI verileri öne çıktı. Türkiye ekonomisi
2025 yılında %3,6 büyürken, Şubat’ta TÜFE artışı aylık bazda %2,96, yıllık bazda %31,53 oldu. Şubat ayında İSO Türkiye İmalat PMI da son 22 ayın en yüksek
seviyesinde gerçekleşti. Önümüzdeki hafta jeopolitik gelişmeler, TCMB’nin Para Politikası Kurulu toplantısı ve ödemeler dengesi istatistikleri takip edilecek.
Raporda ayrıca geçtiğimiz haftanın değişimlerine yer verildi.
Son bir haftalık veriler, küresel ve yerel piyasalarda risk iştahının azaldığını ve maliyetlerin yükseldiğini gösteriyor. 27 Şubat – 5 Mart tarihleri arasında BIST-100 endeksi %4,7 oranında değer kaybederek 13.079 puana geriledi. Borsa İstanbul’daki bu geri çekilmeye, gelişmekte olan ülkelerdeki genel negatif seyir de eşlik etti; MSCI GOÜ Borsa Endeksi aynı dönemde %6,7’lik bir düşüş kaydetti.
Türkiye’nin risk algısını ölçen 5 yıllık CDS primi 238 baz puana yükselirken, 2 yıllık gösterge tahvil faizi 133 baz puanlık artışla %37,86 seviyesine ulaştı. Benzer bir yükseliş küresel piyasalarda da gözlemlendi; ABD 10 yıllık tahvil faizleri 18 baz puan artarak %4,15’e çıktı.























